Kurumsal ağlarda MPLS mi yoksa SD-WAN mı? Maliyet, güvenlik, uygulama performansı ve ölçeklenebilirlik açısından kapsamlı karşılaştırmayı keşfedin. İşletmeniz için en verimli ağ stratejisini belirleyin.
Kurumsal ağ altyapılarında seneler içerisinde büyük şekilde değişimler yaşandı. Bir zamanlar olmazsa olmaz olarak görülen çözümler, günümüzde hem ekonomi hem de esneklik bakımından sorgulanır duruma geldi. Bilhassa fazla şubeye sahip olan yapılarda, bağlantının yalnızca çalışması değil, ayrıca işi hızlandırması isteniyor. Tam bu aşamada, MPLS mi yoksa SD-WAN mı kullanılması gerekiyor sorusu akıllara geliyor.
MPLS, operatörler tarafından sağlanan, kapalı devre hareket eden bir ağ altyapısıdır. Trafik, genel internetten ayrı tutulmuş özel hatlar üstünden transfer edilir. Bu form ile gecikme süreleri daha tahmin edilebilir, bağlantı kalitesi ise daha stabil durumdadır.
Fakat MPLS’in en büyük olumsuz özelliği maliyetinin fazla olması ve esneklik noksanlığıdır. Hat kapasitesini yükseltmek, yeni bir konumu sisteme dahil etmek ya da altyapı değişikliği yapmak genel olarak uzun zaman alır. Ayrıyeten bulut tabanlı uygulamalar için hazırlanmış bir form değildir.
SD-WAN, eldeki internet bağlantılarının yazılımsal olarak yönetimini yapan çağdaş bir ağ yaklaşımıdır. Fiber, DSL, LTE gibi ayrı bağlantı türleri aynı zaman diliminde kullanılabilir. Sistem, trafiği uygulama önceliğine bağlı olarak en ideal hat üstünden yönlendirir.
Böylece hem performansta yükselme elde edilir hem de bağlantı devamlılığı muhafaza edilir. Bir hatta problem meydana geldiğinde, kullanıcı farkına varmadan trafik otomatik bir şekilde öteki hatlara transfer edilir.
MPLS altyapıları çoğunlukla yüksek aylık ücretler ile gelir ve ölçek büyüdükçe maliyette hızlı bir artış meydana gelir. Her yeni konum, yeni bir hat ve ilave bütçe manasına gelmektedir.
SD-WAN da ise elde internet altyapıları kullanıldığından dolayı genel maliyette ciddi biçimde düşüş yaşanır. Bilhassa çok lokasyonlu şirketlerde bu durumun kısa zaman içinde farkına varılır. Aynı bütçe ile daha yüksek bant genişliğine sahip olma imkanı vardır.
MPLS tek bir hat üstünden sabit bir performans sağlamaktadır. Stabil hareket eder, fakat bir problem durumunda başka bir alternatif bulunmaz. Bu da iş devamlılığı yönünden tehlike arz eder.
SD-WAN ise birden çok hattı aktif bir biçimde kullandığı için yük dengeleme, yedeklilik ve dinamik yönlendirme gibi olumlu özellikleri sunar. Bulut uygulamaları, görüntülü görüşme ve uzaktan erişim durumlarında çok daha verimli hareket eder.
Önceden MPLS, kapalı formu sebebi ile daha güvenli olarak görülürdü. Yaşadığımız dönemde SD-WAN çözümleri uçtan uca şifreleme, merkezi güvenlik ilkeleri ve gelişmiş izleme araçları ile bu farkı ciddi oranda kapatmış halde.
Ayrıyeten SD-WAN, bütün ağı tek bir noktadan yönetme imkanı sağladığından dolayı BT ekiplerinin operasyonel yükünü de düşürür.
Az sayıda şubeye sahip olan, değişiklik meydana gelmeyen bir yapıda çalışan firmalar için MPLS hala kullanılabilir bir seçenek olabilir. Fakat büyüyen, bulut servislerini yoğun bir şekilde kullanan, giderlerini kontrol altına almayı arzu eden şirketler için SD-WAN çok daha akıllıca bir tercih durumuna gelmiştir.